
TEKB?R, tesettür defileleriyle tan?nan bir giyim markas?. Bunun din istismar? oldu?u iddias?yla dava aç?ld?; davay? açanlar laik kesimden de?il, ?slami kesimden!
Davay? açanlar, ?slam?n liberal yorumunun yüksek kalitede akademik bir yay?n? olan ?slamiyat dergisinin Genel Yay?n Müdürü Süleyman Bayraktar ile felsefe ve sosyoloji alan?ndaki eserleriyle hakl? bir itibara sahip ‘yenilikçi’ ilahiyat Profesörü ?lhami Güler’dir.
Güler, ayn? dergide, modernizm, postmodernizm ve manevi de?erler erozyonu hakk?ndaki makalesinde ‘dünyevile?me’nin de?erler tahribat?n? anlat?rken Mustafa Sandal’?n ?ark? sözlerini aktar?r:
Onun arabas? var güzel mi güzel
Bast? m? gaza, gider mi gider
?oförü de var, özel mi özel
Ama maalesef ruhu yok...
Prof. Güler’e göre, böyle bir tüketim ve hedonizm dünyas?nda, “Dindarlara dü?en ise, teolojinin Ortaça?’daki formlar?na dogmatik olarak saplan?p kalmadan” ahlaki ve ruhani olarak yenilenme ve manevi de?erleri sahiplenmektir.
Fakat bu düzeyde bir felsefi zenginli?i Türkiye’de henüz hiçbir kesim üretemedi.
Kutsal?n bo?almas?
Tesettürün daha ??k ve zarif hale gelmesi, defileler yap?lmas? modernle?meyi yans?t?r. S?n?f atlad?kça, ta?ral? bak?ms?zl?ktan burjuva hayat tarz?na uzanan bir çizgi...
Tesettürün ??kla?mas?nda, de?erli Ay?e Böhürler’in deyimiyle, “çok kad?nca ve çok anla??l?r” bir taraf da vard?r.
Bunlar? olumlu buluyorum.
Tekbir’in ticari marka olarak kullan?lmas?na gelince; bunun önlenmesi için dava açan Prof. Güler’e ve Bayraktar’a göre, “?slam dininin temeli, tevhid inanc?n?n ifadesi ve namaz ibadetinin bir rüknü” olan tekbirin ticari bir marka haline getirilmesi, “Kutsal dini kavramlar?n manevi içeri?inin tahrip edilmesine... ve haks?z rekabete yol aç?yor.”
Sosyolog Max Weber de sofu Protestan tarikatlar?n?n ticarile?mesinin onlar? zamanla rasyonelle?tirdi?ini ve bu yüzden “ruhanili?in kayboldu?unu”, yani Güler’in deyimiyle, “kutsal kavramlar?n içeri?inin bo?ald???n?” anlatm??t?.
K?saca, arabas? var, ruhu yok!
Türkiye, irtica de?il, tam tersine, böyle bir sekülerle?me, dünyevile?me sürecini ya??yor!
Çözülme devri
‘Tekbir’ markas? hakk?ndaki karar? mahkeme verecek. Bu markan?n sahibi olan ki?inin “Üç kar?m var, kime ne?” diye konu?mas?n? ?iddetle k?n?yorum. Kanuni’nin ?eyhülislam? K?nal?zade Ali Efendi o ça?da bile tek e?lili?i savunmu?tu. Günümüzde çok e?lili?i savunmak, her ?eyden önce “e?itlik ahlak?”na ayk?r?d?r.
Tesettürlü kad?n?n toplumsal hayata, i? ve meslek hayat?na ??k bir k?yafetle kat?lmas? elbette olumludur; e?itli?ini, bireyselli?ini geli?tirir. Ancak, kapitalizmin ‘parac?l?k’ taraf? bütün dünyada manevi ve sosyal çözülmelere yol aç?yor. Demirperde kalk?nca o taraftaki ahlaki çöküntü de görüldü.
Bu “arabas? var, ruhu yok” tüketim ça??, her kesim gibi ?slami kesimi de etkiliyor.
Gelenekler çözülürken art?k “k?r?lan kol” da yen içinde kalm?yor. Bak?n, dava aç?l?yor; “Osmanl? Müslüman?” ?evket Eygi, bugünün “din baronlar?”n? ele?tiriyor!
Sosyal kesimlerde çözülme, çe?itlenme, geli?me ve yozla?ma iç içe! Ama henüz yüksek felsefi ve ahlaki eserler henüz yok. Maddeten geli?en orta s?n?f, manevi ve entelektüel bak?mdan henüz o k?vam? bulamad?. Onun için geli?me ve yozla?ma iç içe...


Henüz Yorum Yapılmamış